Neyimvar Uygulaması Nasıl Kullanılır? (Yapay Zeka Destekli Doktor)

Neyimvar Uygulaması Nasıl Kullanılır? (Yapay Zeka Destekli Doktor)

 Sağlık Bakanlığı hastalar için Neyimvar adında yeni bir uygulama yayınladı. Bu uygulama sayesinde hastalar şikayetlerini tek tek yazıp kendisine koyulan ön tanıya bakabilecek. Sadece tanıyla kalmayacak hastanın hangi bölüme gitmesi gerektiğini de gösterecektir. Mesela sırtınızın sağ kısmı ağrıyor ama hangi bölüme gideceğinizi bilmiyorsunuz işte o zaman bu uygulama devreye giriyor. Karşınızda bir doktor varmış gibi şikayetlerinizi tek tek yazıyorsunuz daha sonra insan anatomisi üzerinden tam olarak nerenizin ağrıdığını işaretliyorsunuz ve size olası tanıları gösteriyor. Olası tanılara göre ise hangi bölüme gitmeniz gerektiğini gösteriyor. 


Neyimvar uygulaması

Neyimvar Uygulaması Nasıl Kullanılır?


Neyimvar uygulamasına https://neyimvar.gov.tr/ bu siteyi kullanarak girebilirsiniz. Uygulamaya ister e-devlet ile ister de e-nabız ile bağlanabilirsiniz. Giriş yaptıktan sonra başla butonuna basıp hastalığınızı anlatmaya başlayabilirsiniz. 

Neyimvar Uygulaması Kullanımı (Resimli)


1-) Başla dedikten sonra böyle bir sayfa karşınıza çıkacaktır. İleri tuşuna basarak devam edebilirsiniz.

neyimvar

2-) Bu sayfada şikayetlerinizi işaretli alana tek tek yazın. Örneğin kulak ağrısı, göz kararması vs. ne hissediyorsanız onu yazmalısınız. 

neyimvar

3-) Şikayetinizi yazdıktan sonra sağ taraftan tam olarak hangi kısmın ağrıdığını seçiniz.

neyimvar

4-) Burada yazdıklarınızın haricinde başka şikayetlerde size soracaktır. Bunlardan biri varsa işaretleyiniz.

neyimvar

5-) Bu kısımda ise sizlere genel birkaç soru sorup enfeksiyon tarzı durumlar var mı onları kontrol edecektir.

neyimvar

6-) En son aşamaya geldik en yakın ilk 5 tanıyı burada görüyorsunuz. Bence yazdıklarıma göre gayet iyi tahminler yaptı. En azından bu uygulama sayesinde birazcık fikir sahibi olabilirsiniz. Bu tanıları koymak için kesinlikle bir uzman doktorla görüşmeniz gerekmektedir.

neyimvar


7-) Bu şikayetlerle hangi branşlara hangi sırayla gideceğinizi sıralamışlar. Bu sayede hastalarda olan kafa karışıklığı biraz daha azalmış olacaktır.

neyimvar

Neyimvar Uygulaması Güvenli Mi?

Neyimvar uygulaması Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan bir uygulama olduğundan güvenlidir. Ancak çıkardığı sonuçlar tıbbi görüş içermemektedir. Yani sadece bilgilendirme amaçlı kullandığınızdan emin olun. Bu sonuçlara göre herhangi bir tedavi/ilaç vs. almayınız. Kesinlikle bu belirtilerle önerdiği branşlardan birine gidip muayene olunuz. 


Hametan Krem ve Pomad Nedir? Ne İşe Yarar?

Hametan Krem ve Pomad Nedir? Ne İşe Yarar?

 Hametan Krem ve Pomad Ne İşe Yarar?


hametam

Vücudumuza birden çok etkisi bulunan Hametan pomad`ın faydaları saymakla bitmez. Özellikle iltihap giderici, doku büzücü tedavileriyle bilinen krem vücudumuzda derimizi iyileştirir Hem krem hem pomad olarak satılan hametan aynı zamanda sivilcelere de iyi gelir. Söylediğimiz gibi faydaları saymakla bitmez hem cildi onarır hem de yeniler. Ayrıca isterseniz Pak kadından hametan hakkında daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz. Ciltte sorun yaşayan vatandaşlar hametanı bir doktor tavsiyesi ile kullanabilir. Hametan krem kapalı kutularda eczanelerde reçete ile satılmaktadır. 30 ve 50 gramlık tüplerde satılır. Bebeklerde ise genelde pişiklerde kullanılır. Yetişkinlerde en sık güneş yanıkları ve cilt lekelerinde tercih edilir.


Hametan Pomad İle Krem Arasındaki Fark Nedir?


hametam

Hametan pomadın inanılmaz faydalarından bahsettik. Bu sefer insanların önüne iki kavram çıkıyor, pomad ve krem. Peki bu pomad ve krem farkı nedir?  Pomad ile krem farkı aslında basit bir şekilde özetlenebilir. Kremler su bazlı maddelerden oluşur ve bu yüzden daha cıvık sulu gözükebilir bundan dolayı daha da kolay sürülür. Pomatların ise yoğun, yağlı bir yapısı vardır. Kremlere göre deride uzun süre kalarak etken maddenin deri altına nüfuz etmesine yardımcı olur.


Hametan pomad ile krem arasındaki fark ise, genelde ciltteki hafif yaralar için hametan krem kullanılır. Ancak ağır derecedeki yanık ve yara tedavilerinde ise doktor tavsiyesi ile hametan pomad kullanılmaktadır. Hametan krem sarı renkteki kutuda satılır. Hametan pomad ise mavi renkli kutudan satılır. Hametan pomad ya da krem kullanmadan önce doktorunuza, eczacınıza danışınız.



Koronavirüs Aşısı İçin Gönüllü Olma Yöntemleri

Koronavirüs Aşısı İçin Gönüllü Olma Yöntemleri

Faz-3 bölümüne gelmiş aşıların gönüllü insanlar üzerindeki denemeleri de başlıyor. 16 Eylül’de ülkemizdeki ilk üç aşılama yapılmış ve sonrasında daha büyük ölçekli aşılama çalışmalarına başlanacağı duyurulmuştu. Hacettepe’de üç gönüllü sağlık çalışanına yapılan Çinli Sinovac şirketine ait aşı sonrasında ülkemizde 25 yerde öncelikli olarak bin 300 gönüllü sağlık çalışanına yapılacak. Ölü tam virüs hücresi olarak ifade edilen Çinli aşı, uzmanlar tarafından teknik olarak en güvenilir yöntem olarak ifade edilse de olası olumsuz etkileri ve başarısı henüz bir parça soru işareti. Sağlık Bakanlığı, bu aşı eğer başarıya ulaşırsa 50 milyon dozluk ön alım hakkına sahip.


Aşılama süreci nasıl olacak?


aşı


Aşılama sürecinde imza karşılığı onay alınan sayıda kişiye gerçek aşı yapılacak. Seçilecek ve habersiz aynı miktarda kişiye de hiçbir etkisi bulunmayan plasebo etkilerini araştırma amaçı içeriği boş aşılar uygulanacak ve aşının etkileri izlenecek. 14 gün sonra yani 15. gün aynı aşı tekrar uygulanacak ve izlemeler devam edecek. Bu esnada deneklerin aşıların yapıldığı hastanelerde kontrol amaçlı gitmesi gerekebilecek ve durumları yakından izlenecek. 28. - 29. gün antikor gelişiminin gözlenmesi bekleniyor.


Aşı sonuçlarına dair açıklamaların en erken Kasım ayı içerisinde yapılması bekleniyor. Çin, Almanya veya sonrasında gelecek tüm aşılarda aynı uygulama prosedürleri izlenecek. Aşılama sonrasında başarısız olan aşılar için gönüllü olan kişiler, sonrasında başarısı kanıtlanmış aşıları olabilmek adına da ilk önceliğe sahip olacak. Plasebo etkilerinin araştırılması için içeriği boş aşılar enjekte edilenler de sonrasında aşılama için öncelik sahibi olacak.


Çin’in COVİD-19 aşısına nasıl gönüllü olunur?


aşı


50 yaş altı, 50-65 yaş arası ve 65 yaş üstü gibi 3 yaş aralığı için aşılama yapılabilecek. 18 yaş altı gönüllü olamaz. Hipertansiyon, diyabet, astım gibi kronik hastalığı olanlar aşı olamıyor. Aşılama ağırlıklı olarak 18-50 yaş aralığına yapılacak. Çinli şirket bugüne kadar aşı olanların %90’dan fazlasında antikor oluştuğu iddiasında. Ülkemizde denenecek aşının düşük dozlu versiyon olduğu ifade ediliyor. Çalışmada gönüllü olacak 10 bin + 10 bin denekten biri olmak için aşağıdaki hastanelere başvuruda bulunulabiliyor. Testlerin sonrasında denek olunup olunamayacağını doktorlar tarafından karar verilecek. 


İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hacettepe Tıp Fakültesi, Ankara Şehir Hastanesi, İzmir, Kayseri, Gaziantep, Malatya, Antalya, Trabzon, Van illerindeki şehir hastaneleri ile bazı özel hastanelerde de gönüllü başvuruları yapılabilecek. Gönüllü aşı olmak isteyenler hastanelere telefon, e-posta veya bizzat giderek başvuru yapabilecek.


Almanya’nın COVİD-19 aşısına nasıl gönüllü olunur?


covid 19 aşı


Alman BiONTech ile ABD menşeili Pfizer ortaklığında geliştirilen Covid-19 aşçısının gönüllü denemeleri de yakında ülkemizde başlayacak. Bu aşının ülkemiz adına sevinç ve güven hususlarından bir tanesi de BiONTech şirketinin başında bir Türk’ün olması. Hatta şirketin üst kadrosundaki 5 isimden 2 tanesi Türk. Özlem Türeci de şirkette Baş Tıp Sorumlusu olarak görev yapıyor.


Almanya menşeili aşının operasyonlarını İstanbul Tıp Fakültesi yürütecek. BNT162 kod adlı aşı onay süreçlerinden sonra başlangıçta yüz gönüllüye yapılacak. Aşı sonuçları için gönüllülerden alınan kan örnekleri Türkiye’deki Almanya tarafından onaylı bir laboratuvar tarafından izlenecek. Çin aşısından olduğu gibi bu aşıda da farklı gruplara aşılama yapılacaktır. Gönüllü olmak isteyenler 0212 414 30 00 / 65700 numaralı telefondan mesai saatleri içerisinde arayıp bilgi alıp başvuru yapabilirler. Ayrıca bu numaralar dışında tüm aşılar için bilgi almak ve başvuru yapmak için 184`ü arayabilirsiniz. 

Sigarayı Bırak Hayatı Bırakma

Sigarayı Bırak Hayatı Bırakma

Merdiven çıkarken, spor yaparken nefesiniz mi kesiliyor? Sabahları uyandığınız zaman ağzınızda acı bir tat mı hissediyorsunuz? Bir çok soru var ama bu soruların hepsinin sebebi belli. Sigara. Artık bırakmanın zamanı gelmedi mi? Sigara, uzun vadede sağlığınıza zarar verir ve geri dönüşü olmayan sıkıntılar oluşturur. Sigara tiryakilerinin neredeyse tamamı hayatlarında en az 1 kere bırakmayı denemiş ama bir süre sonra yeniden başlamış.
Siz daha iyi bilirsiniz sigarayı bırakmaktan çok karar verme aşaması ve bıraktıktan sonraki aşama zordur. Sigarayı bıraktıktan sonra yoksunluk sendromu oluşur.  Bir çok tiryaki bu aşamada kilo alma, sinirlilik vb. gibi belirtiler yaşar. Genelde bu zamanlarda tekrardan sigaraya dönülür. Ancak unutulmamalı ki bu yoksunluk sendromu ömür boyu süren bir şey değildir. İlk önce kendinizi bırakmaya inandırmalısınız. Çok önemli bir hatırlatma yapalım bıraktıktan sonra yoksunluk döneminde asla bir tane içicem deyipte sigara yakmayın. En sık bırakamama nedeni budur.

Sigara Bir Çok Hastalığa Yol Açar

Sigara; kanser, kalp ve akciğer hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorununun başlıca nedenlerinden biri.  Erkeklerde tüm kanser türlerine bağlı ölümlerin %35’i, kadınlarda ise % 15’inin nedeni sigara. Akciğer kanserine bağlı ölümlerin ise %90’ının temelinde sigara yatıyor.   Akciğer kanserine bağlı ölen 10 kişiden 9`u sigara içiyor demek bu. Gerçekten %90 ciddi bir rakam. Özellikle sigara ile direkt ilişkili akciğer kanseri, kanser nedenli ölüm oranında birinci sırada yer alıyor. Kronik bronşit ve amfizem gibi nefes darlığı yapan solunum sistemi hastalıklarının en önemli nedeni de yine sigara. Bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybedenlerin oranı, hiç içmeyenlere göre 40 kat fazla.

Sigarayı Bırakınca Vücutta Neler Olur?

  • 20 dakika sonra, kan basıncı ve nabız normale döner, el ve ayak dolaşımı düzelir.
  • 8 saat sonra, kan oksijen düzeyi normale döner, kalp krizi geçirme riski azalır.
  • 24 saat sonra, vücut karbonmonksitten arınır.
  • 48 saat sonra, kandaki nikotin düzeyi azalır, tat ve koku duyusu artar, peptik ülserli hastaların tedaviye verdikleri cevap artar.
  • 72 saat sonra, hava yollarının gevşemesi sonucu nefes alıp verme rahatlar, solunum yolları fonksiyon görmeye başladığı için sekresyon miktarı artar, hava yolları kendi kendini temizlemeye çalışır. Enerji düzeyi artar.
  • 2-12 hafta sonra, tüm vücuttaki dolaşım düzelir, solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riski azalır, yürürken yorulma ve tıkanma daha az görülür.
  • 3-9 ay sonra, öksürük, kısa aralıklarla nefes alıp verme ve wheezing yani hırıltılı ya da ıslık sesli soluk alıp verme gibi solunum yolu problemleri düzelir, akciğer fonksiyonları yüzde 5-10 oranında artar.
  • 12 ay sonra, koroner kalp hastalığı riski yarı yarıya azalır.
  • 12-36 ay sonra, mesane kanseri riski yüzde 50 azalır.
  • 5 yıl sonra, kalp krizi geçirme riski, yemek borusu ve ağız boşluğu kanserleri riski yüzde 50 azalır.
  • 10-15 yıl sonra, kalp krizi geçirme riski hiç içmeyenlerle aynı seviyeye iner, akciğer kanseri riski sigara içenlere göre yüzde 50 azalır.

Sigarayı Bırakmak Her Şeyi Değiştirir

Sigarayı bırakmak sadece sağlığınıza değil tüm sosyal hayatınıza etki eder. Kısa bir hesap yaparsak aylık 300 TL sigaraya harcayan birisi yıllık 3600 TL ek gelir elde eder. Yiyeceklerden alınan tat bile değişir, koku duyusu gelişir. Ev, araba gibi kapalı ortamlarda solunan hava daha temiz hale gelir. Aile içinde bebek ve çocukların sigaradan olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmiş olur. Bununla birlikte bağımlılığın verdiği yoksunluk anları, endişe ortadan kaybolur ve kişi kendisini fiziksel olarak çok daha zinde hisseder.

ALO 171 - Birakabilirsin.org



İnsülin Direnci Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Hesaplanır?

İnsülin Direnci Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Hesaplanır?

İnsülin Direnci Nedir?

İnsülin direncini açıklamadan önce daha iyi anlaşılması için insülini açıklamak gerekir. İnsülün, kan şekerimizi düzende tutan, şekerimizin yükseldiği durumlarda düşüren bir hormondur. İnsülin dediğimiz hormon pankreastan salgılanır. Diyabet dediğimiz hastalıkta insülin hormonunun kontrol mekanizması bozulur. Bu yüzden genelde diyabet hastaları dışarıdan insülin alır. Neyse bu kısmı fazla uzatmadan asıl konumuz olan insülin direnciden bahsedelim. İnsülin direnci kısaca insülinin etkisinin göstermesindeki eksiklik ve zorluk olarak açıklanabilir.

İnsülin Direnci Belirtileri Nelerdir?
  1. Acıkınca sabırsızlık, sinirlilik gibi özellikler gösteriyorsanız
  2. Göbeğiniz büyük, gıdınız sarkık, bel çevreniz genişse (Kadınlarda ortalama 90, erkeklerde 100`den fazlaysa)
  3. Sık sık acıkıp, şekerli yiyeceklere ilgi duyuyorsanız
  4. Neredeyse çiğnemeden yutacak kadar hızlı yiyorsanız
  5. Yemekten sonra kuruyemiş, meyve, tatlı sürekli canınız bir şey istiyorsa
İnsülin direncinin bir çok belirtisini saydık. Kendinizi takip edin. Eğer bir veya birden fazlası sizde var ise kesinlikle insülin direncinizi hesaplamanız gerekiyor. İnsülin direnci hesaplama konusunda bir çok yerden destek alabilirsiniz.

İnsülin Direnci Nasıl Hesaplanır?

İnsülin direncinizi ölçmek için kan örneği vermeniz gerekiyor ama hemen hastaneye gidip veremezsiniz çünkü ölçüm için kesinlikle açlık kan şekerine ihtiyaç vardır. Bunun için yaklaşık 8-10 saatlik açlıktan sonra yani yatmadan önce bir şey yemeden yatın ve ertesi sabah hiçbir şey yemeden hastaneye gidin. Hastaneye gittiğinizde durumu anlatıp laboratuvara kan örneğinizi verin. Burada elinize iki sonuç geçecek birisi açlık insülini diğer ise açlık kan şekeridir. Bundan sonra insülin direnci hesaplama formülünü kullanacağız. Bu iki değeri çarpıp 405`e bölün. Eğer sonuç 2,5`tan fazla ise insülin direnciniz var demektir. 2,5 dediğimiz rakam ne kadar yüksek insülin direnciniz o kadar yüksektir.


Kan Bağışı Nedir? Kimler Kan Verebilir?

Kan Bağışı Nedir? Kimler Kan Verebilir?

Kan Bağışı Nedir?

Kan, birçok özelliği olan vücudumuzda ki damarlarda dolaşan ve hayati önem taşıyan bir yaşamsal bir sıvıdır. Yetişkinlerde eğer kronik bir rahatsızlığı yoksa 5-6 litre ortalama kan bulunur. Vücutta bu sayı az ise bir çok hastalık meydana gelir. Bundan dolayı kan alışverişi ortaya çıkmıştır. Sadece hastalıkla değil trafik kazaları, iş kazaları, ameliyatlar vs. gibi durumlarda da kişilere acil kan gerekebilir. Böyle durumlarda kan bağışı önem kazanıyor.  

Günümüzde kan bağışı için, gönüllü vatandaşlar kan alma merkezlerine giderek kan bağışında bulunabiliyor. Bunun için en büyük kurum Kızalaydır. Kızılay binaları, standları, kamyonları, otobüsleri vs. gibi yerlerine ulaşmak çok kolay. Neredeyse her meydanda bir kızılay kan bağışı merkezi oluyor.  Sağlıklı bir bireyin kan bağışı için önerilen süresi 3 ayda birdir. Yani bir insan 3 ayda bir kan vermelidir. Kan vermenin de vücuda bir çok faydası vardır.

Kan Vermenin Faydaları
Verilen kanın ardından vücuda genç hücreler katılır. Kandaki yüksek yağ oranı düşer. Kemik iliğinin yağlanması önlenip, kan yapımı canlı tutulur. Eski hücreler gidip yerine genç hücreler geldiğinden kişi kendini dinç ve canlı hisseder. Bu yüzden kan vermenin zararından çok faydası vardır. Kan vereceğiniz zaman size önce bir form doldurtulur. Sonrasında parmağınızdan kan alınır ve hemoglobin miktarınıza ve kan grubunuza bakılır. Bu bilgiler hekim tarafından değerlendirilir ve kan vermeye uygun olup olmadığınız kontrol edilir.

Kan bağışı sırasında soğuk terleme, bulantı ve baygınlık olabilir. Bunlar transfüzyon sırasında olan geçici ve önemi olmayan belirtilerdir. Kan bağışı yapanlar için bir diğer önemli nokta ise; yaptığı bağışın kullanılmasın da aynı soyadı taşıyan yakınlara öncelik tanınmasıdır. Ayrıca kişiye kan sigortası da sağlanır.

Kimler Kan Verebilir?
  • 18-65 yaşlarında olmalı
  • En az 50 kilogram ağırlığında olmalı.
  • Hamile ve kronik bir rahatsızlığı olmamalı
  • Ölü bakteri aşısı olmamalı
  • AİDS, Hepatit B, Hepatit C gibi hastalıklar olmamalı

Genel olarak bu özellikleri taşımalı. Bu özellikleri taşımayan kişiler kan veremez. Daha detaylı bilgileri kan bağışı yapacağınız yere sorabilirsiniz. Bu özellikleri taşıyorsanız eğer kan vererek siz de bir canın kurtulmasına vesile olabilirsiniz.



Vitaminler Hakkında Bilmeniz Gereken 12 Bilgi

Vitaminler Hakkında Bilmeniz Gereken 12 Bilgi



Sağlıklı yaşamak herkesin hedeflerinden birisidir. Bunun için en önemli nokta beslenmektir. Zararlı yiyeceklerden, hazır ve paketlenmiş ürünlerden uzak durmalıyız. Aşırı şeker içeren ürünler kullanmamalıyız. Arada bir kaçamak yapabilirsiniz ama bu sayı çok az olmalı. Genellikle çalışan kişiler akşam yemeklerini hep hazır yerler. Bu da ileride ciddi sağlık sorunlara yol açar.



Hazır yiyecekler yerine evde yaptığınız basit yiyecekler sizin için çok daha mantıklı olur. Protein, yağ, karbonhidrat düzenimize takip edip yemeliyiz ve tabii ki de suyu eksik etmemeliyiz. Bunları yaparsak hem daha genç görünmemize sebep olacak hem de daha dinç vücuda sahip olacağız. Demesi kolay tabi, uygulamak lazım.

Dünyada toplam 13 çeşit vitamin bulunur. Hepsinin bizim için faydaları vardır. Bu vitaminleri her gün yaşınıza dikkat ederek kullanmanız gerekiyor.




Bağışıklık sisteminizi güçlü olması, kolay hastalanmamak ve enfeksiyon hastalıklara karşı vücudun korumasını düzenlemek için A vitaminini eksik etmemeniz gerekiyor.





A vitamini aynı zamanda güzel gözleriniz, saçlarınız ve cildiniz için de faydalı. A vitamini en çok süt, patates, balık, ıspanak, maydanoz, tavuk gibi genellikle gün içerisinde tükettiğimiz ürünlerde bulunuyor. (Eğer akne tedavisi görmekteyseniz az miktarda A vitamini tüketin. cilt kuruması, saç dökülmesi gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Doktor veya diyetisyeninize danışın.)






K vitamini de önemli bir başka vitaminden birisi. Sindirim sistemine ve bağırsakların sağlığı açısından önem taşıyor.





Süt ürünleri, kahverengi deniz yosunu, yeşil bitkiler ve tabii ki yeşil çayın içinde K vitamini bulunur.





En önemli konulardan birisi de cilt güzelliği. İşte bu güzelliği sağlamak ve geç yaşlanmak istiyorsanız C vitamini tüketiminizi arttırın.





Eğer sigara, alkol kullanıyorsan C vitamini emilimi yavaş ve zor olur. Diyetisyenler böyle kişilerin daha fazla C vitamini almasını öneriyor. 





D vitamini kemik gelişiminize katkıda bulunur. D vitamini oranınız eğer düşerse saç dökülmesi, diş etlerinde  ve kemik gelişiminde problem yaşayabilirsiniz.





Bu vitamini diğerlerinden ayıran en önemli özellik gıda ile değil de güneş ile alınmasıdır. Güneşe çıkarak bedava D vitamini alabilirsiniz. 





Bir diğer önemli vitaminimiz E vitaminidir. Kara lahana, ıspanak ve bademde bulunur. Kalp rahatsızlığınız, şeker hastalığınız veya kan pıhtılaşma sorununuz varsa E vitamini tüketimi konusunda dikkatli olunuz ve fazla almayınız.





Vitaminleri genellikle günlük hayatta alabiliyoruz ancak bazı durumlarda belirli rahatsızlıklar, uzun süreli diyetler ve  hamileler de bazı vitaminlerde eksiklik yaşanabilir. Eğer böyle bir durumdaysanız vitamin takviyesi almanız gerekir.